<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Sivas 58</title>
	<link>http://www.sivas-58.com</link>
	<description>Sivas</description>
	<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 18:01:08 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Sivas Haritası</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/sivas-haritasi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/sivas-haritasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 09:08:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>sivas</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/sivas-haritasi/</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sivas-58.com/wp-content/uploads/2007/12/sivas-haritasi.png" title="Sivas ilçeleri ve kasaba köyleri Haritası"><img src="http://www.sivas-58.com/wp-content/uploads/2007/12/sivas-haritasi.png" alt="Sivas ilçeleri ve kasaba köyleri Haritası" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/sivas-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞANŞAR İLÇESİ</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/dogansar-ilcesi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/dogansar-ilcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 09:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Sivas İlçeleri</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/dogansar-ilcesi/</guid>
		<description><![CDATA[Coğrafi Konum : İç Anadolu Bölgesinin kuzey doğusunda, Karadeniz ile İç Anadolu Bölgesi arasında yer alır. İlçe 40-41 kuzey paralelleri ile 37-38 doğu meridyenleri arasında kalmaktadır. Doğusunda Koyulhisar, batısında Yıldızeli, kuzeyinde Tokat iline bağlı Almus ve Reşadiye ilçeleri güneyinde ise Hafik ve Zara ilçeleriyle komşudur.
İlçenin Tarihçesi : Anadolu&#8217;nun eski yerleşim merkezlerinden birisidir. Tarihi adı İpsile&#8217;dir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Coğrafi Konum : İç Anadolu Bölgesinin kuzey doğusunda, Karadeniz ile İç Anadolu Bölgesi arasında yer alır. İlçe 40-41 kuzey paralelleri ile 37-38 doğu meridyenleri arasında kalmaktadır. Doğusunda Koyulhisar, batısında Yıldızeli, kuzeyinde Tokat iline bağlı Almus ve Reşadiye ilçeleri güneyinde ise Hafik ve Zara ilçeleriyle komşudur.</p>
<p>İlçenin Tarihçesi : Anadolu&#8217;nun eski yerleşim merkezlerinden birisidir. Tarihi adı İpsile&#8217;dir. Bu ismi Bizans döneminde almıştır. Bizans döneminden sonra sırasıyla Danişmentliler, Anadolu Selçuklu Devleti, Ertana ve Kadı Burhaneddin&#8217;in yönetimine girmiştir.</p>
<p>Doğanşar 1399&#8242;da Osmanlılar tarafından fethedilmiş, Timur istilasıyla tekrar elden çıkmış,1424 yılında tekrar Osmanlıların eline geçmiştir.</p>
<p>Doğanşar&#8217;ın başlangıçta 19. yüzyılın son çeyreğine kadar Tokat&#8217;a bağlı olduğunu görürüz.1870 yılında doğrudan Sivas&#8217;a bağlandığını ve Tozanlı nahiyesi olarak adlandırıldığını görmekteyiz.1872&#8242;de Hafik ilçe olunca, Hafik&#8217;e bağlanan Doğanşar, 1906&#8242;da Reşadiye&#8217;ye, sonra tekrar Hafık&#8217;e bağlanmıştır. 1970&#8242;lere kadar teşkilatlı nahiye olan Doğanşar 09.05.1990 tarihinde ilçe olmuştur.</p>
<p>Tarihi Değerleri : İlçede geçmişi eskiye dayanan Kale Camii, Yeni Camii ve Ulu Camii vardır. Yörede ayıca birçok türbe vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/dogansar-ilcesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Akıncılar İlçesi</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/akincilar-ilcesi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/akincilar-ilcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:57:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Sivas İlçeleri</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/akincilar-ilcesi/</guid>
		<description><![CDATA[Roma-Bizans İmparatorluğundan sonra; Akıncılar ve çevresine Türklerin gelerek yerleşmesi, 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonraya rastlamaktadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah&#8217;ın Kumandanlarından Emir DANİŞMENT Kelkit havzasını da içine alan geniş bir bölgeyi Selçuklu topraklarına katmıştır. Bu olaydan sonra, bölgeye gelen Türkmen boylarından biri şimdiki Akıncılar İlçe merkezinin 1 km. güneyindeki Söğütlüdere mevkiine yerleşmiştir. Bu bölgeye Ezbider adı verilmiş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Roma-Bizans İmparatorluğundan sonra; Akıncılar ve çevresine Türklerin gelerek yerleşmesi, 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonraya rastlamaktadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah&#8217;ın Kumandanlarından Emir DANİŞMENT Kelkit havzasını da içine alan geniş bir bölgeyi Selçuklu topraklarına katmıştır. Bu olaydan sonra, bölgeye gelen Türkmen boylarından biri şimdiki Akıncılar İlçe merkezinin 1 km. güneyindeki Söğütlüdere mevkiine yerleşmiştir. Bu bölgeye Ezbider adı verilmiş, dışardan gelen göçlerle nüfusu artan Ezbider&#8217;e Tanzimat Döneminin son yıllarında Nahiye ünvanı verilmiştir.<br />
1860 Yılında Suşehri İlçe olduktan sonra Yukarı Ezbider onun Nahiyesi ve Şebinkarahisar da Vilayeti olmuştur.<br />
Birinci Dünya Savaşı yıllarında ve Doğu Anadolu Bölgesinde Ermeniler tarafından uygulanan katliamı sırasında, burada da karışıklıklar yaşanmış ve sonunda Ermeniler kiliselerini ve manastırı yakarak doğuya geçmişlerdir. Bu kiliseler daha sonra 1939 Erzincan Depreminde yıkılmıştır.<br />
Ezbider de Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte küçük bir Belediye teşkilatının kurulduğu ve 1932 yılına kadar olan bu kısa dönemde, Hatipoğlu Ali Efendi ve Hüseyin Efendi ile Uğruncalı Tevfik Efendi&#8217;nin Reislik yaptıkları bilinmektedir.<br />
1932&#8242;de Ezbider Nahiyesi de Sivas&#8217;a bağlanmıştır.<br />
Nüfusun artışıyla Belediye teşkilatının kurulması yeniden gündeme gelmiş ve 1958 yılında şimdiki belediye kurulmuştur. 1962 yılına kadar adı Yukarı Ezbider olan Nahiyenin bu tarihten sonra adı değiştirilerek &#8220;AKINCILAR&#8221; olmuştur. Akıncılar adı yağışlarda Karadağ&#8217;dan çıkan sel akıntılarının burayı sık sık tehdit etmesinden dolayı verilmiştir. 1990 yılında çıkartılan bir kanunla ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/akincilar-ilcesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Altınyayla İlçesi</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/altinyayla-ilcesi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/altinyayla-ilcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:56:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Sivas İlçeleri</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/altinyayla-ilcesi/</guid>
		<description><![CDATA[       Altınyayla İlçesi 6 asır önce kurulduğu, eski adının Tonus ve Tonus kariyesi olduğu Osmanlıca yazılı bulunan tapulardaki deyimlerden anlaşılmaktadır.
Eski adı Tonus olan Altınyayla, tarihinin ilk çağlarından bu güne kadar sırasıyla Anadolu’da medeniyetler kuran Mezopotamya, Hitit, Roma, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin yerleşim merkezi oluşmuştur.
Osmanlı imparatorluğu zamanında ve 1882 yıllarında Sivas vilayeti 4 sancak, 26 kaza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       Altınyayla İlçesi 6 asır önce kurulduğu, eski adının Tonus ve Tonus kariyesi olduğu Osmanlıca yazılı bulunan tapulardaki deyimlerden anlaşılmaktadır.<br />
Eski adı Tonus olan Altınyayla, tarihinin ilk çağlarından bu güne kadar sırasıyla Anadolu’da medeniyetler kuran Mezopotamya, Hitit, Roma, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin yerleşim merkezi oluşmuştur.<br />
Osmanlı imparatorluğu zamanında ve 1882 yıllarında Sivas vilayeti 4 sancak, 26 kaza 247 nahiyeden meydana gelmiş, bunlardan merkez sancağı Sivas olmak üzere, Pınarbaşı, Koçgirli, Zara, Divriği, Hafik, Gürün, Yıldızeli ve Tonus Sivas vilayetinin merkezi sancağı arasında yer aldığı bilinmektedir.<br />
Bu dönemde Sivas beylerbeyliğine bağlı bir sancak olarak teşkilatlanan Tonus (Altınyayla) önemli bir konaklama yeri olmuştur. Şarkışla İlçesine bağlı nahiye olarak faaliyetini sürdürmekte iken 1972 yılında yurt genelinde yapılan yerleşim birimleri isim değişikliği esnasında Tonus’un adı Altınyayla olarak değiştirilmiştir.<br />
1972 Yılında Belediye teşkilatı kurulan Altınyayla 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla 20 mayıs 1990 tarihinde İlçe statüsüne kavuşmuştur.</p>
<p>Coğrafi Konumu<br />
Altınyayla; kuzey batısında Şarkışla, kuzey doğusunda Ulaş ve Sivas, güney doğusunda Kangal, güney batısında Pınarbaşı (Kayseri) ile çevrili bulunmaktadır. İlçede İç Anadolu bölgesinin sahip olduğu karasal iklim hüküm sürmektedir.</p>
<p>Arazinin % 70’i yayla % 30’u dağlıktır. Güney batısında Karatonus dağı, kuzeyinde Tonus Ovası, güneyinde İncecik ve Mergesen Yaylası, güney doğusunda Yücekaya Yaylası mevcuttur.<br />
Yüzölçümü 647 km2’dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/altinyayla-ilcesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Balıklı Çermik</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/balikli-cermik/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/balikli-cermik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Tarihi ve Turistik Yerler</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/balikli-cermik/</guid>
		<description><![CDATA[Kangal ilçesine 17 km mesâfede Kavaklıdere mevkiindedir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplıcanın suyu; dolaşım sistemi hastalıklarına, ağır olmayan kalp yetmezliklerine, yüksek tansiyona, damar sertliklerine, solunum sistemi hastalıklarına, romatizma hastalıklarıyla kronik iltihaplı kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Havuzlarda bulunan ve insanlardan kaçmayan balıklar, vücudun hastalıklı bölgesine yaptıkları mikro-masaj ve salgıları ile cilt hastalıklarına; küçük yılanların da yılancık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Arial">Kangal ilçesine 17 km mesâfede Kavaklıdere mevkiindedir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplıcanın suyu; dolaşım sistemi hastalıklarına, ağır olmayan kalp yetmezliklerine, yüksek tansiyona, damar sertliklerine, solunum sistemi hastalıklarına, romatizma hastalıklarıyla kronik iltihaplı kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Havuzlarda bulunan ve insanlardan kaçmayan balıklar, vücudun hastalıklı bölgesine yaptıkları mikro-masaj ve salgıları ile cilt hastalıklarına; küçük yılanların da yılancık hastalığının bulunduğu yere sarılıp sıkmaları sûretiyle tedâvi ettiklerinden tavsiye edilmektedir.</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/balikli-cermik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sivas Kalesi</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/sivas-kalesi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/sivas-kalesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Tarihi ve Turistik Yerler</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/sivas-kalesi/</guid>
		<description><![CDATA[ Sivas târihi kadar eski olan kalenin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bizanslılar döneminde Justinyen devrinde büyük bir tâmirat görmüştür. Türklerin eline geçtikten sonra çeşitli dönemlerde tâmir görmüştür. Kale, yukarı ve aşağı kale olmak üzere iki kısımdır. Yukarı kale, toprak kale olarak bilinen bugünkü 4 Eylül Baskınının bulunduğu kısımdır. Aşağı kale olarak bilinen kısım Şifâhiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Arial"> Sivas târihi kadar eski olan kalenin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bizanslılar döneminde Justinyen devrinde büyük bir tâmirat görmüştür. Türklerin eline geçtikten sonra çeşitli dönemlerde tâmir görmüştür. Kale, yukarı ve aşağı kale olmak üzere iki kısımdır. Yukarı kale, toprak kale olarak bilinen bugünkü 4 Eylül Baskınının bulunduğu kısımdır. Aşağı kale olarak bilinen kısım Şifâhiye Medresesinin bulunduğu yerden başlayıp, Kongre Müzesi, Vilâyet Konağı, Behrampaşa Hanı, Pulur Tepesi, ddy yönünde Şifâhiye Medresesine varan çizgi içerisinde kalan bölgedir.</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/sivas-kalesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşık Veysel ŞATIROĞLU&#8217;nun Hayatı</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/asik-veysel-satiroglunun-hayati/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/asik-veysel-satiroglunun-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:53:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Ünlülerimiz</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/asik-veysel-satiroglunun-hayati/</guid>
		<description><![CDATA[Aşıklık geleneğinin unutulmaya yüz tuttuğu bir zamanda ortaya çıkan ve 20. yüzyıl Türk Halk Şiirinin önde gelen siması olarak kendini kabul ettiren Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas İli Şarkışla İlçesinin Sivrialan Köyünde Dünyaya gelmiştir. Babası Karaca Ahmet, Annesi Gülizar Hatundur. Yedi yaşına kadar akranları gibi sağlam ve gürbüz olan Veysel bu yaşta yakalandığı çiçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşıklık geleneğinin unutulmaya yüz tuttuğu bir zamanda ortaya çıkan ve 20. yüzyıl Türk Halk Şiirinin önde gelen siması olarak kendini kabul ettiren Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas İli Şarkışla İlçesinin Sivrialan Köyünde Dünyaya gelmiştir. Babası Karaca Ahmet, Annesi Gülizar Hatundur. Yedi yaşına kadar akranları gibi sağlam ve gürbüz olan Veysel bu yaşta yakalandığı çiçek hastalığı sonucu sol gözünü kaybeder. Hastalıktan etkilenen sağ gözüne perde iner. Bu gözü ile nisbeten görebilirken, sağım esnasında annesini beklemekteyken ineğin vurması sonucu sağ gözünü de tamamen kaybeder.</p>
<p>Karanlık ve ızdırapla tanışan Veyseli düştüğü boşluktan kurtarmaya çalışan Baba Karaca Ahmet, oğlunu 10 yaşında bağlama ile tanıştırır. İlk dersini köylüleri Molla Hüseyinden daha sonra da baba dostu Çamşıhlı Ali Ağadan alan Veysel 1933 yılına kadar Pirsultan Abdal, Aşık Kerem, Karacaoğlan, Yunus Emre ve Emrah gibi tanınmış ustaların eserlerini çalıp söyler. Yıllar geçmektedir. 1919 yılında 25 yaşında ilk evliliğini yapar. İki yıl aradan sonra annesi ve babasını kısa aralıklarla kaybetmesi onu derin acılara ve çaresizliğe sürükler. Sonrasında eşinin de kendisini terketmesiyle Veysel daha da yıkılır. 1921 yılında hayatını ikinci eşi Gülizar Hanımla birleştiren genç Veyselin bu evliliğinden ikisi erkek altı çocuğu olur.</p>
<p>Ömrü yoksulluk ve çilelerle geçen Veysel, köyünden ilk defa ayrıldığı 1933 yılında Sivas Aşıklar Bayramına katılır. &#8220;Türkiyenin İhyası Hazreti Gazi&#8221; Şiiriyle dikkat çeker. Ahmet Kutsi Tecerin ilgisine mazhar olan Veysel, Köy Enstitülerinde bir süre saz öğretmenliği yapar. Bu yıllar hasret şiirlerinin birikimini oluşturur.</p>
<p>Şiirlerinde birlik ve bütünlük mesajları veren, bilim ve teknolojiyi önemseyip benimseyen Veysel, özünde ve sözünde samimidir. Karanlıklar dünyasından aydınlıklar çıkarırken sevecendir. Sadık yarim dediği kara toprakta yeşerttikleriyle murada eren Veysel, bilinçli bir ziraatçidir.</p>
<p>Yarım yüzyıldan fazla sanatına gönül vermiş olması karşılıksız bırakılmamıştır. 1965 yılında TBMM Ana Dilimiz ve Milli Birliğimize katkılarından dolayı özel kanunla Vatan Hizmet tertibinden Ona maaş bağlamıştır.</p>
<p>Aşık Veysel 21 Mart 1973 tarihinde sadık yari kara toprakla kucaklaşarak aramızdan ayrılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/asik-veysel-satiroglunun-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>LAHANA MUSAKKASI</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/lahana-musakkasi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/lahana-musakkasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:51:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Sivas Yemekleri</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/lahana-musakkasi/</guid>
		<description><![CDATA[ MALZEME:
Beyaz lahana 1 adet Pirinç 1/2 su bardağı
Kuru soğan 3 adet Biber
Kıyma 200 gr. Tuz
Salça 3 çorba kaşığı
YAPILIŞI:
Lahana haşlanmayıp ıspanak gibi kıyılır ve bol soğanlı kıymalı salçalı sokarıç, biraz da pirinç ilave edilerek tuz, biber atılır, pişirilir. Pirinç olmadığı taktirde bulgur da aynı vazifeyi yapar.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> MALZEME:</p>
<p>Beyaz lahana 1 adet Pirinç 1/2 su bardağı<br />
Kuru soğan 3 adet Biber<br />
Kıyma 200 gr. Tuz<br />
Salça 3 çorba kaşığı</p>
<p>YAPILIŞI:<br />
Lahana haşlanmayıp ıspanak gibi kıyılır ve bol soğanlı kıymalı salçalı sokarıç, biraz da pirinç ilave edilerek tuz, biber atılır, pişirilir. Pirinç olmadığı taktirde bulgur da aynı vazifeyi yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/lahana-musakkasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ŞALGAM ÇORBASI</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/salgam-corbasi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/salgam-corbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:51:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Sivas Yemekleri</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/salgam-corbasi/</guid>
		<description><![CDATA[MALZEME:
İri şalgam 5-6 baş Bulgur veya pirinç 1 kase
Tereyağı-margarin 2 çorba kaşığı Kıyma 100 gr.
Kuru soğan 2 adet
YAPILIŞI:
İri şalgamdan 5-6 baş alınır, iri göz rendeden geçirilir. İstenirse tuzla ovularak (kekre) acı suyu giderilir. 1-2 çorba kaşığı saya yağı, 1-2 baş doğranmış soğan sokarıcı yapılır. Arzuya göre kıyma, kuşbaşı et, kemikli kavurma hangisi varsa 1-2 litre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MALZEME:<br />
İri şalgam 5-6 baş Bulgur veya pirinç 1 kase<br />
Tereyağı-margarin 2 çorba kaşığı Kıyma 100 gr.<br />
Kuru soğan 2 adet<br />
YAPILIŞI:<br />
İri şalgamdan 5-6 baş alınır, iri göz rendeden geçirilir. İstenirse tuzla ovularak (kekre) acı suyu giderilir. 1-2 çorba kaşığı saya yağı, 1-2 baş doğranmış soğan sokarıcı yapılır. Arzuya göre kıyma, kuşbaşı et, kemikli kavurma hangisi varsa 1-2 litre kaynayan suya sokarıçla birlikte 1 kase dolusu bulgur veya pirinç, et hepsi bir arada kaynatılır. Bulgur pişmek üzere iken rendelenmiş şalgamlar atılır. O da pişince ateşten indirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/salgam-corbasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hurma Tatlısı</title>
		<link>http://www.sivas-58.com/konu/hurma-tatlisi/</link>
		<comments>http://www.sivas-58.com/konu/hurma-tatlisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 08:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sivas-58</dc:creator>
		
	<dc:subject>Sivas Yemekleri</dc:subject>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sivas-58.com/konu/hurma-tatlisi/</guid>
		<description><![CDATA[MALZEME:
Margarin Yarım paket Tereyağı 1 çorba kaşığı
Karbonat 1 çay kaşığı Su 1 fincan
Un 3 su bardağı Yarım limonun suyu
Şeker 3 su bardağı Limon suyu 1/4
Su 3,5 su bardağı
YAPILIŞI:
Orta boy bir tencerede 125 gr. margarin ve 1 çorba kaşığı tereyağını eritin. İçine unu ilave edin. Karbonat, limon suyu ve 1 fincan suyu da ekleyin. Daha sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MALZEME:<br />
Margarin Yarım paket Tereyağı 1 çorba kaşığı<br />
Karbonat 1 çay kaşığı Su 1 fincan<br />
Un 3 su bardağı Yarım limonun suyu<br />
Şeker 3 su bardağı Limon suyu 1/4<br />
Su 3,5 su bardağı<br />
YAPILIŞI:<br />
Orta boy bir tencerede 125 gr. margarin ve 1 çorba kaşığı tereyağını eritin. İçine unu ilave edin. Karbonat, limon suyu ve 1 fincan suyu da ekleyin. Daha sonra tüm malzemeleri elinizle veya tahta bir kaşıkla yoğurarak birbirine karıştırın. Malzemeler iyice yumuşayıp, kulak memesi yumuşaklığnda bir hamur haline gelince, içinden kaşıkla ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, elinizle yuvarlayın. Yassı köfte biçimi verin. Yağlanmış bir fırın tepsisine hazırladığınız tatlıları yan yana dizin. Orta dereceli fırındas 45 dakika veya tatlılar altın sarısı renk alana dek pişirin. Bu arada şerbet için gereken su ve şekeri bir tencereye alın. Kaynamaya başladıktan birkaç dakika sonra limonu sıkıp, tencereyi ocaktan alın. Şerbeti tatlının üzerine dökün. Bir süre bekletin. Tatlı şerbeti iyice emdikten sonra servis yapın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivas-58.com/konu/hurma-tatlisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
